Siyahkelebek's Blog

Eylül 15, 2009

DUA İLE AÇILAN KAPI OLALIM / Siyah KELEBEK

Filed under: Makaleler, Siyah Kelebek — siyahkelebek @ 6:58 pm

Dua ile açılan kapı olalım,Sevene sevmeyene,ölene ölmeyene,Gidene gitmeyene,Vurana,Vurmayana Dua olalım..Kadir bilelim kıymet bilelim..Bu gün kadir gecesi DUA EDELİM..

ALLAH’IM SEN AFEDİCİSİN AFFETMEYİ SEVERSİN BENİ DE AF EYLE YARABBİM..
AMİN…

Reklamlar

Haziran 15, 2009

ünlü paparazzi ipram’ dan bende kaçamadım ve yakalandım

Filed under: bloglar, paparazzi, Siyah Kelebek — siyahkelebek @ 2:04 pm

15 Haziran
ünlü paparazzi ipram’ dan bende kaçamadım ve yakalandım
Pek değerli aziz okuyucu. biliyorsunuzki kısa bir zaman önce blog dünyasına adım attım bende kendimce bişeyler yazayım dedim.eksik kalmayım hiç bişeyden. kalemin çok iyi diye yazdıklarımıda beğenenlerin de gazıyla, işe koyulduk. önce msn spaces’de bir sayfa açtım. ve yazılarımı paylaşmaya çalıştım.

baktım bu yetmeyecek. biraz daha açılmam lazım kitlele re ulaşmam lazım diyerek blogger ‘denilen blog dünyasına da bir giriş yaptım bloğumun adını’da siyah kelebek koydum. blogger sayfama da bu linkten ulaşabilirsiniz.siyah kelebek. gezdim gördüm. bazı güzel bloğlarıda izlemeye aldım. gerçekten okunmaya değer bloğlar vardı. ama bir blog gerçekten çok ilgimi çekti. yazıları çok akıcı bir okadar espriler le doluydu. cem yılmazdan sonra beni en çok güldüren kişiydi. yazılarına bende katkıda bulundum görüşerimi yazdım.yorumlarımla katkıda bulundum.

argoya biraz bende karşı olsamda yazılarımda bazen argoya da yer veriyorum.bu esprili yazılarını bana sevdiren kişi’de arada argo yazarak beni güldürüyo.adı ibrahim ortaç biz ona ipram diyoruz blogunu adı da kuyruk acısı.kendisine yorum yazan kişilere arada esprili yaklaşımda bulunarak onlarında tanınmasında katkıda bulunuyo kendisi bu kadarda arkadaş canlısı.

şimdi kendisi bloğlarda ne haltlar döyüyo diye merak ederek kendini yedi bitirdi.bütün bloğları tek tek gezerek bir açıklarını yakalayıp magazin malzemesi yapmak adına işini gücünü bıraktı kendini magazine adayacam deyip paparazzi oldu. ve kamerasını aldı eline, camlarda kapılarda bekledi günlerce.tek bir açık yakalamk için. ve çokta başarılı oldu. şuan mesleğinin zivesinde. magazin dünyası nın en sivri dilli paparazi si oldu ipram. ve ne kadar kaçtımsa olmadı ve ben de. elimde pazar çantamla paraza giderken. ünlü paparazzi ipram ın kameralarından kaçamadım. ve sonunda yakayı ele verdim. bu gün bir bakayım magazin dünyasında neler oluyor diye ünlü paparazzi ipram ın sitesine girdim ve aman tanrım o da ne bu gün manşetlerde ben vardım işte ünlü parazzinin benimle ilgili yaptığı günlerce konuşalacak haberi. bloglar’da ne haltlar dönüyo


BÜYÜK YALAN: siyah kelebek aslında esmer bir çingeneymiş
Oh! nihayet, kameralarımızdan köşe bucak kaçan, her aradığımızda napayım işte evimdeyim, işimdeyim gücümdeyim, röportaja gelemem, komşuda pişti konken oynamam, altın gününe gidemem, çoluk çocuk büyütüyoruz kolay mı? türünden mazeretlerle bizi atlatan siyah kelebek‘i domates almaya pazara çıkarken yakaladık.Kasap ve sütçü ile küs olduğundan evde herkese brokoli ve kereviz yemekleri pişirerek işkence eden siyah kelebek “ne yapalım etliye sütlüye karışmam dedim bi kere, varsa yoksa sebzeli pilav en çok yiyebilceniz yemek” diyerek ev halkının tüm umutlarını kırmaktadır. Yalvaran çocukların anne bari balık olsun yiyelim sözlerine dayanamayan ana yüreciği ara sıra bazı bazı menüye balık eklemekte ancak balık eti olmamak adına sebzeye devam demektedir.

İşkence yapmaktan pek hoşlanmayan, yapınca da tadında bırakmak taraftarı olan siyah kelebek eline düşenlere “işi uzatmayalım geç gelen itiraflardan hoşlanmam” vaktiyle konuş, daha fazla sopayı yemeden diyerek iyi polis-kötü polis soloları yapmakla tanınmaktadır.Hayallerinde bir kitap bastırmak olan, hemen hemen her gece rüyasında basılan kitabını gören ve “şu baskı ne zaman bitecek” diyerek yayınevini sıkıştıran siyah kelebek‘e yayın evi sahibinin “ya bi gece de paketlenmiş kargoya verirken görseniz biticek ama ben sizin hayallerinize müdahale edemem ki” diyerek isyan ettiği, matbaa işçilerinin gece gündüz çalışmaktan telef olduğu ve onların da “şu kızın baskısı ne zaman bitecek” dediği gözlenmektedir.

Arada kurdu kuşu unutmayıp, ekmek kırıntılarını ıslayıp pencereye koyan sonra da camlardaki kuş kakalarını silerken “ah bendeki insanlık duygusu” diyerek kafasına vuran annelik ve ablalık duyguları yüzünden “önce anneyim, sonra blogger” ilkesini benimseyen , arada cici kızların yazdığı “tu kaka” yazılara gönül koyup, sitem eden ve “nereye gidiyoruz?” “nolcak bu internetin hali?” diyen siyah kelebek aynı zamanda en ufak olumsuz bir rüzgarda kanadı kırılacak kadar nazik, narin bir dişi kelebektir.

Aslı değilse de ruhu çingene olan bu altın yürekli annemizi üzmeyelim…

Haziran 14, 2009

abla!dan diploma hediyesi

Filed under: Siyah Kelebek — siyahkelebek @ 3:52 pm


1991 yılının, agustos ayın ‘da dünya ya geldi.ilk baştan 3 kardeşten en sonuncusuy du bizim 4. tekne kazıntısı cennetimiz de doğduktan sonra.4 kardeşten ortancası oldu.annem adını avşar koydu. tatili biraz daha uzatsaydık marmaranın incisi avşa adasında doğacaktı çünki. kız kardeşim avşar ın doğduğu gün biz erkek kardeşimle baba annemler de kalmıştık.çok heyecanlıydık.ne zaman gelecekti acaba? annemin avşa adasında çok denize girmesinden dolayı kıskandı.tabbi fazla beklemek istemedi 7 aylık doğmaya karara verdi.

Çok acele davrandığı için biraz zor dünyaya geldi annemi üzdü.ama sonunda geldi.annem le babam hasteneden çıktıklar. ve eve geldikleri gün artık evimizde bir kız kardeşimiz vardı.minnacık tı küçücüktü.7 aylık doğmuştu.

Annem kardeşimi benim kucağıma verdiği gün çok korkmuştum.parmak bir kız gibiydi.bende çocuktum o zamann. erkek kardeşim de daha küçüktü.evin en küçük kızı avşar olmuştu.tüm ilgi onun üstündeydi.
Dediğim gibi.adını avşar koymuştuk çünkü avşa adasında doğacaktı nerdeyse.benim emeğim de çoktu onun üstünde.yarı annelik yapmıştım bende.annemin zaman zaman hastalanması ve hastanelere gitmesi nedeniyle. bakımına yardımcı olmuştum.

Kardeşim avşar a, küçük ellerimle annelik yapmıştım.geceleri bazen uyumazdı onu ayaklarıma alır ayalarımda ninni söylerek. uyuturdum en çok ”aman doktor canım gülüm doktor türküsü vardır ya,en çok o nu severdi.hemen uyurdu. çogu zaman yemek yemezdi.zayıf cılız bir kızdı.ama benim ellerimden yerdi.annem ona bir kaşık yemek yedirmek için mutfak camın dan kuşları çağırır dı. ”kuşlarrr gelinnn, avşar yemek yiyicekk..her ne himetse de sanki kuşlarda duyar pencerenin önüne toplanırlardı. zar zor emek yedirirdik.

Daha bebeklikten bir müzk ve dans tutkusu vardı.daha 5 yaşındayken bütün yabancı şarkları ana dili gibi söylerdi . harika dans ederdi. daha o yaşlarda başlayan bir süs bir bakım hevesi vardı.çok süslüydü.kendi kıyafetlerini kendi seçerdi.saçları ana dan doğma hiç kesilmemişti. beline kadar uzanmıştı. ama ön dişleri düşmüştü.çok çirkin duruyordu.bizde sık sık alay edip onu kızdırıyoduk. mahallenin gözdesiydi. bütün.herkez onu gezdirme sevme hevesindeydi. annemde çok özene bezene büyük bir merakla giydirir’di.

adeta küçük bir kadın gibiydi.ve şimdi dahada güzelleşti büyüdü serpildi artık bir genç kız oldu. yine herkezin ilgi odağı.
İlk okula başladığı gün çok heyecanlıydı.çok neşeliydi hep birlikte yanın da olmuştuk.

ilkokulunu’nun bütün sınıflarını takdir ver teşekkürle geçmişti.hep gurur duyduk. orta okulu da hep teşekkür ve takdirle geçmişti. artık bu yıl büyük çaba sarfettiği.liseyi de bitirdi ve mezun oldu.
Bugün hayatının çizgisini büyük ölçüde belirleyecek öss sınavına girdi. ne zaman büyümüştü.? o kırık dişli küçük kız. n’ zaman genç kız olmuştu.? o kadar büyük maddi ve manevi sıkıntılara,rağmen nasıl büyük bir hefesle büyük bir azimle,büyük bir özveriyle. okulları nı,takdir ve teşşekürle geçmişti.?

Artık liseyi de,bitir di. ve okullarında bir kep atma töreni düzenlen’di ben gidemedim yanın da olmadım o gururlu günün de. resimlerine görebildim sadece. ve bebekliğin den çocukluğu’na çocukluğun dan genç kızlığına kadar olan zamanları bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden. ben 13 yaşındayken.bana annelik duygusunu yaşatmıştı.ben onun ablasıydım.ona baktım, ninnilerle uyuttum.yemegini yedirdim.oyuncak bebek yerine onunla oynadım.

Şimdi büyüdü. çok güzel bir genç kız oldu. ve ailemize büyük bir gurur yaşattı.elinde taktirnameli. kırmızı kurdale li,lise diplomasıyla.başındaki lacivert mezuniyet kepini gökyüzüne fırlattı. şimdi o gökyüzünden ona umutlar,sevinçler, mutluluklar,hayaller.güzel günler yağacak.hayata yeni bir adım atacak.

Sevgili canım kardeşim AVŞAR.bu yazım sana diploma hediyesi ve ablandan sana bir hatıra olsun.seninle gurur duyuyoruz ailemize.hep iyi ve gururlu günler yaşattın.bundan sonraki en büyük hayalin olan ünüversite hayatın’da, nice mutlu başarılı yıllar diliyorum.hayatta attığın her adımda bugün oldugu gibi her zaman senin yanında olcagız..yıllar sonra ablan gibi evlenip anne olduğun da bu yıllarını en mutlu şekilde anmanı istiyorum. mezuniyetin kutlu olsun canım kardeşim. seni bütün kalbimle tebrik ediyorum ve kocaman sevgimle kucaklıyorum.tüm güzel ve mutlu günler hep senin olsun sevgiyle kal.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.