Siyahkelebek's Blog

Temmuz 31, 2009

KESİK BAŞ CİNAYETİ FİLM OLUYORMUŞŞ EYY AHALİİ

Filed under: Uncategorized — siyahkelebek @ 12:36 pm

Uzun zamandır kafamızı ve tv kanallarını iyice bir karıştıran,münevver karabulut cinayeti sonun da film oluyor..
Tahminim de yanılmadım..Geçen gece yine aklıma takıldı bu cinayet.. Hergün yeni bir haber yeni bir trajedi okuyor görüyor,ve dinliyoruz..İçimden geçirmiştim,bu olay kesin dizi yada film olur..
Bizim türk insanımız böyle olayları daha çok gözümüze sokmaya bayılır..Ne gereği vardı ki şimdi?

Yeteri kadar film olduk zaten bu cinayetle beraber..Her akşam izliyoruz arkası yarın gibi akşam haberlerin de.
Her akşam yeni bir son dakika gelişmesi münevver cinayetiyle ilgili..Adam’ın oğlu zengin üstüne yakışıklı da olunca birde filmlere konu olacak gerçek bir cinayet senaryasu oluşturunca, ister istemez film oluyo ve şöhretine şöhret katıyo..

Daha çok prim veriliyo sanki bu şerefsiz adamın oğluna..Sen kalk kızın kafasını kes,Çöpe at (it oğlu it) sonra da her yerde hayranların oluşsun..Üstüne birde filmlere konu ol bu kadar da olmaz..İlgi çekici oluyo gençler açısından..Genç kızların son gözdesi oldu kafakesen geri zekalı..Şimdi birde ”Kızlar artık kafa kesen erkekleri begeniyor” diyip, bir de top sakal bırakıp seri cinatler işleyen katiller çoğalırsa sakın şaşırmayın..

Evet biraz abartıyor gibi görünsem de olmayacak birşey değil..Bizim ülkemizde Polat Alemdar lar ne kadar çoksa, Cem gariboğlu larda üreyebilir..Bu yüzden çok dikkatli olunmalı..Bu cinayet film yada dizi olmamalı,Bu cinayet ilgi çekici ve özendircii hale getirilmemeli..
Birde; bu filmin sonu nasıl biter sizce? Kafa kesen katil henüz yakalanamadı..Film’de yakalanmalı sizce? Bir köşede ölü olarak mı ele geçirilmeli? Yoksa intiharmı etmeli?

Bence şöyle olmalı : Kafası kesilerek çöpe atılan ölmüş münevver’in güzel resimlerine aşık olan bir genç delikanlı,Münevver’in katilini bulmaya karar verir..Kimseden habersiz düşer yollara tüm izleri takip eder..Bu arada, hayranının rüyalarına giren müvver ip uçları verir yol gözterir..İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan katili,hiç bir ülkenin polisi yakalayamaz ken,ölü bir genç kızın resimlerine aşık olan genç delikanlı katili bulur yakalar ve polise teslim eder…falan filan :)) bende hemen kaptırdım kendimi yaaa offf 🙂 bu gibi senaryolar çoğalacak ben size söyleyim..

Bu film gişe rekorları kıracak bence millet koşa koşa gidecek bizim milletimize eglencelik çıktı yine..Bir ara Asmalı konak Dizisi vardı,Son bölümünde açık kapı bırakıp sinama filmi yapılmıştı..Millet horaaa nasıl gitmişti bende gitmiştim ama şimdi yalan söylemiim 🙂 Biraz espri yapmış olsam da gerçek fikrim bu cinayet film olmasın özendiri olmasın derim..

Napalım bizim ülkemiz garib- likler ülkesi…Sağlıcakla kalın efenim sevgiler…

Reklamlar

Temmuz 30, 2009

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN ÖRÜMCEK ADAM..

Filed under: Uncategorized — siyahkelebek @ 8:00 am

Dünya ya bir daha gelsem sevgilim arar bulur yine seni severim..Cennete değişmem saçının telini
ömrümün yettiği kadar seni severim..
Bu şarkı sözleri , evimde yaşayan biricik örümcek adamıma hitafen yazılmıştır..Tam 5 yıl önce böyle bir 30 temmuz günü bana anne olma sevinci yaşatan oğluma yazıyorum bu yazıyı..
Oğlumm sana yazıyorum bu yazıyı..Bu gün tam 5 yaşını dolduruyorsun bebeğim..Kocaman adam oldun artık..Her derdimi dinliyorsun..Bana yoldaş oluyorsun kız kardeşine örnek bir ağabey oluyorsun bitanem..
30 temmuz sabahı sabah 9,30 da seni kucağıma verdiler,miniciktin annecim, çok güzeldin,çok tatlıydın..
İlk defa anne olma’nın sevincini seni kucağıma alarak yaşadım..Seni kucağıma aldığım an anne olmuştum..
Sana gözüm gibi baktım sen zaten benim gözümsün..İlk göz ağrımsın..Artık bebek değilsin,Hayata ilk adımını atacaksın artık.. Eylül de ana sınıfa başlayacaksın ve okul hayatına atılacağız hep birlikte..
2004-2009 Dolu dolu beş yıldır benim yavrumsun,benim oğlumsun..Gün geldi ağladın,gün geldi güdün,hasta oldun,eğlendin,bazen beni çok üzdün karşılıklı oturup ağladık senle..Sen ağlarken bende ağlardım bazen..

Çok uslu olduğun anlarda vardı,çok huysuz çekilmez olduğun anlarda ama,her şeye rağmen benim bitanemdin sen örümcek adam..Şimdi 5 yaşındasın 6 yaşın dan gün alacaksın..Her dakika koltukların tepesin den yerlere zıplıyorsun,örümcek adam gibi..Beni bıktırıyosun bezdiriyosun,”Oğlum aşşağıda yaşlı teyze var ayıp zıplama kadının tepesinde” desemde dinlemiyosun..Çok dik kafalı olucaksın sen valla yandık..
Daha şimdi den evlenme planları yapıyosun her gördüğün kıza evlenilecek kız gözüyle bakıyorsun çapkınsın da maşallah..Hemen büyüyüp çalışmak istiyosun,ama özlellikle babanın atolyesin de çalışmak istiyosun..Baban Mobilya ustası olmanı,ağaç tozu yutmanı istemiyor..Daha iyi daha temiz bir mesleğin olsun istiyoruz..kararı büyünce sen vericeksin canım oğlum..Her Anne ve Baba gibi bizlerde sizlere çok düşkünüz yavrum..Hep iyi olman, mutlu olman,huzurlu olman için dua ediyorum..
Geleceğin parlak ışıklarla dolsun her günün aydınlık olsun,sevinç ve bol kahkahalar peşinde olsunn..Ömrün çok uzun olsun Allah acınızı hiç göstermesin..
Bilki sen mutluysan bizlerde mutluyuz..


SENİ SEVİYORUZ ÖRÜMCEK ADAM..
DOĞUM GÜNÜ’N KUTLU VE MUTLU OLSUNNN..
BERKAY EFE ‘YE KOCAMAN SEVGİLERİMLE..

Yazan:Annen

Temmuz 28, 2009

EV’DE KALDINIZ HANIMLAR EYVAHLAR OLSUNN…

Filed under: Uncategorized — siyahkelebek @ 5:07 pm

Ev de kaldınız bayanlar ev de kaldınız..O’nun sapı bunun çöpü derken,yaş erdi kemal’e..Evi olsun, arabası olsun, bankada parası olsun diye diye, erkekleri manyağa çevirdiniz..

Ama suç hanımlarda değilki annelerimiz de daha kız çocuklar doğar doğmaz niyetler dilekler başlar..Aman kısmeti iyi olsun zengin olsun,eli sıcak sudan soğuk suya değmesin,evi,arabası olsun,her yaz tatillere gidilsin, diye dilekler de bulunulur..Hak da veriyorum ama fakir bir genç delikanlı’ nın evlenmeye hakkı yokmudur..o fakir genç istediği, sevdiği kızla evlenemez..

Hep hor görülür,fakirsin sevmeye hakkın yok,davul bile dengi dengine gibi geyikler yapılır..Belki kız çok zengin biriyle evlendirilir,ama yıllar geçtikçe o zengin adam rahat durmaz,parasına güvenir,yer içer,başka kadınlarla yatar,gel zaman git zaman, zengin adam bir dost tutar kendine..Ayrı bir ev açar postuna..Ev deki kadın ise bekler de bekler..Ne ses vaar, ne sedaaa ne de kocaaa ortalıklar da..Evdeki hanım başlar söylemeye,”Neyleyim köşkü neyleyim sarayı için de salınan yar olmayınca”..

Annesi’nin evine gider,ama anne kızına;”Açmısın? açıktamısın a kızım?..”O” erkektir elinin kiridir,döner dolaşır kürkçü dükkanına gelir geri döner” diye eften püften tesellilerde bulunur..Kızını o zengin adama verdiği gibi geriye alamaz ..O nun için önemli olan para dır sadece..Anne napsın artık dul kızını üstünü de kapatır sürekli konu’nun baba duymasın diye..

Fakir çocuk ise Ailesi nin baskısıyla sürekli çalışır,”Ev al, araba al, aman çok para kazan yok sa hiç kimse sana kız vermez” diye baskılar devam eder..Bu çark böyle devam eder ve,evlilik düşüncesi azalır gençler de..Erkekler artık evlilige karşılar..Sorumluluk almak zor geliyo..Evdeki en büyük sorun para çünki..

Ben ce zengin koca aramak yerine,herşeyin hayırlısını dileyin..Sizi özenerek nasıl büyütüyse anneniz,,erkek çocukları da aileler için çok değerlidir..Ben annem den hiç duymadım benim hakkında yada kız kardeşlerimin hakkında büyük isteklerde bulunduğunu,hep hayırlısını iyisini çalışkan efendi dürüst olan kısmetler için dua etmiştir..Hİç bir zaman duymadımki,evi olsun arabası olsun,diye dileklerde bulunduğunu..

Kız ,erkek ayrımı yıllardır devam ediyor aslında,Kız çocuklarına, zengin bir koca ya gideceği ümüdiyle genelde ev yada araba pek alınmaz..Ama erkek çocuklarına bir ev bir araba alınır,delikanlı çok şanslı ise bunu kendisi yapar,ama bazen baba parası yemek daha iyi oluyo. .Ama Fakir olan genç, ev alamaz,araba alamaz,Evlenmeye de hakkı yoktur..

Her zaman kız çocukları rahat ettirilmek ister..erkek çocuğu ise ezilir çoğu zaman evlenmeye fırsat bulamaz..Aİle dertlerin den yokluk ve fakirlik ten evlenmeye artık hefesi kalmaz..

Zengin adam zaten gezmeden tozma dan, eğlenmekten,vakit bulamaz evlenmeye..Zaten kendi eğlence ortamından da evlenmek istemez..Onlar eğlenilecek kızdır çünkü..Zengin ve genelde eğlence düşkünü olan erkekler,Evlenilecek kız ararlar..Gözü kapalı görmemiş geçirmemiş,güneş görmemeiş, el işi ve iyi yemek yapan,ağzı var ama dili olmayan bir kız arar kendilerini..Fakir erkek ise zavallım artık evlilik hayal, bile kuramaz..

Ne evi vardır nede arabası nede bankada tomarla parası..işte bazı gözü yüksekte hanımlar da ,hala evde kalmış durumdalar,zengin koca bulacam hayaliyle.. Tabikide delikli boncuk yolda kalmaz elbet size de cebi kabarık zengin.ama yaşlı ahı vahı geçmiş bir babalık çıkacaktır ..

İşte böyle bende kendi pencerem den gördüğüm bazı tespitlerimi yazdım..Bu arada hastayım,İstanbul’un deli esen rüzgarı beni ve çocuklarımı fena çarptı..Aman siz de kendinize dikkat edin Allaha emanet olun sevgili blogger dostları..

Temmuz 27, 2009

KENDİNE HAS BİR KOKU

Filed under: özel, beyoğlu, isttiklal caddesi, kendine has, kokular — siyahkelebek @ 11:13 am


Hayatta ki hemen hemen herşeyin kendine has,kendine özgü kokusu vardır..her çiçeğin,her evin,her,yemeğin,her vücudun..Her meyve nin her sebze nin,kokuları farklıdır..
Bazı yer,ve mekanların hatta şehir,ülke ve semtlerin bile kendine has bir kokusu vardır..

Cumartesi akşamı yürüdüm o cadde de.. Doya doya çektim içime o has kokuyu..Hep hayal ettiğim ama hiç gidemediğim ama neresi olduğunu bilmediğim, bir ülkedeymiş gibiydim..Kalabalık insanlar geçiyordu ardım sıra..Değişik simalar,farklı,giyimler,Farklı bakışlar,Yabancı insanlar..

Mephisto’da çalan hafif bir caz şarkısı na karıştı parfüm kokuları..Yürürken kapadım gözlerimi..Bıraktım kendimi kollarım güçsüz kaldı..Ayaklarım yoktu sanki uçuyordum adeta..Gözlerimi araladım..Cadde deki sıralanmış ışıl ışıl yanan lale motifli ışıklara baktım..Hiç farkın da olmadan Çiçek pasajın dan geçerken buldum kendimi..

Fasıl sesleri geldi kulağıma..Fasıl seslerine karışmış,Balık pazarında’ki kokoreç ve midye tava kokuları geldi burnuma..
Huzura karışmış çılgınlık duyguları..Yeni den aşk sancıları..Bin bir çeşit duygu patlaması yaşatıyor bana o yer..Çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği yer di orası..Canım sıkıldıysa o gün, iş çıkışı bindiğim otobüs ten, evime en yakın durak ta değilde, sırf o kokuları duyup biraz huzura ermek için Taksim durağın da inerdim..

Yürürdüm İstiklal caddesi’ni boylu boyunca.. Yıllar geçti ama İstiklal’in kokusu hiç değişmedi..Yİne o mistik hava, Yİne o kendisine has ve özel kokusu İstiklal’in..Hiç bir mekana ve yere değişmem İstiklal caddesi ni..
Bana huzur veren bir yanı var..Beni bana sığdırmayan,10 yaş daha gençleşme’me neden olan, hatıralarımı canlandıran,hayallerimi anımsatan..Doğup büyüdüğüm,bekarlık yıllarım da eski aşklarımla ele ele dolaştığım ,eşimin bana evlenme teklifi ettiği yer ..Kendi ne has ve değişmeyen kokusuyla işte orası İstiklal caddesi, Beyoğlu..

Temmuz 25, 2009

MİMLENDİM VE MİMLİYORUM YAKALAYIN KIZLAR..

Filed under: Uncategorized — siyahkelebek @ 2:02 pm

Dolunay cım bana mim yollamış hiç kırarmıyım.. Kendisine teşekkür ederim..D ‘li geçmi zamanlar dan Sİyah kelebek’e atılmış bu pas’ı hemen yakaladım ve yanıtlıyorum..

1-HAYATIM DAKİ ÖNEMLİ 3 ERKEK?

Babam,Hayat arkadaşım,Hayat ağacığım’ın ilk meyvesi,oğlum Berkay’ım

2-YAŞADIĞIM ŞEHİR DIŞIN DA SEVDİĞİM 3 ŞEHİR?

Yaz ayların da Avşa adası,Eşim’in memleketi,Lüleburgaz,Teyzem’in yaşadığı yer Bursa/Yalova.

3-EN ÖNEMLİ FOBİM?

Böcek, Fare ,örümcek korkusu,ve Hastalık ölüm gibi kuruntular yapmam..

4-GİYİM KONUSUN DA EN ÇOK TERCİH ETTİĞİM RENK?

Tabiki ilk ve tek Sİyah..Ara da Beyaz, Tek ve sade renkler..

Ben görevimi yaptım Şimdi hadi bakalım sıra siz de:

DENİZ KABUĞU

NEHİRCCE


EVCİMEN

Sizlere bu mim i yolluyorum hadi kolay gelsin..

Temmuz 24, 2009

ORASI NERESİ?

Filed under: Uncategorized — siyahkelebek @ 12:01 pm



Bir gün gelecek’ki misafir olduğumuz bu alemden göçüp gedeceğiz..Ölüm var bunu hepimiz biliyoruz..Öleceğiz..

Bu dünyada misafirliği ni bitirmiş ve başka alemlere göç etmiş insanların arkasın dan hep söyleriz ya,Teselli veririz.”.Hepimizin gideceği yer orası” deriz..Neresi dir hepimizin gideceği yer ? Şimdi bu sayfa dan çıktıktan sonra,nereye gideceğimizi biliyoruz,evimiz den çıktığımız da, dışardayken, işimiz bitince nereye gideceğimizi biliyoruz..Ama öldükten sonra nereye gideceğimizi bilmiyoruz..

Evet 2 olgu var bildiğimiz..Ya Cennet,ya cehennem..Ama hangisi bize kapısını açacak? Bedenimiz burdayken ruhumuz uzun bir yolculuğa çıkacak ve biz şaşkın bakışlarla bakacağız etrafımıza..Nereye gittiğimizi bilemeden,bizi nelerin beklediğini bilemeden gideceğiz..Orası neresi?



Bu dünya da yaptığımız her iş,attığımız her adım belirliyor, öteki alemdeki yerimizi..Ama hiç bir zaman kestiremiyoruz,bilinmez kapılar dan hangisi açılacak yüzümüze..

Kimler karşılayacak bizi?.Söylediğimiz kaç yalan,yaptığımız kaç doğru,kırdığımız kaç kalp,ne kadar iyiylik yapmışız bu güne kadar.? Bilinmezlik yolculuğu’nun sonunda’ki kapılar dan hangisi ağırlayacak bizi?

Hepimizin gideceği yer orası..Neresi? Hepimiz aynı yeremi gedeceğiz? Sevdiklerimizin bizi beklediği yer hangi yer? On lar şimdi nerdeler..




Keşke bir haber gelse rüyalarımız da bize..Sevdiklerimiz yanın da bir yer ayrılsa hepimize..Yemyeşil ormanların ,mas mavi nehirlerin aktığı,ılık bir rüzgar olsun esen..Kitaplar da okuduğumuz cennet olsun götürüldüğümüz yer..



Hİç bir yer bizim değil..Kiralık bir dünya da yaşıyoruz..Parasını verip satın adığımız ne ev, ne de araba bizim değil..Uyuduğumuz yatakta,gezdiğimiz yollar da misafiriz..Ne bir eşya, ne şan, ne şöhret alamayız yanımıza giderken..Tatlı dil, güler yüz,bir kaç iyi anı anımsatsın bizi, bizden sonralara..

Bizden önce gitmişlere selam olsun..Cennet kapıları açılsın yüzlerine..Günahları silinsin hepimizin..Bİrgün gelecek inşallah kavuşağız,Dedemizle Ninemizle, ve tüm sevdiklerimizle..



Bugün böyle bir ruh halindeyim dostlar..Siz bana bakıpta sakın melankoliye kapılmayın..Gün gelir yine neşelenir yine umutlanırız yazdığımız dünkü yazılar gibi bu yazıyı da unuturuz..İçimizedeki umut neşe hiç gitmesin..Ama bizi bekleyen bilinmezleri de hiç unutmayalım

SEVGİLER..


Temmuz 23, 2009

SARI SAYFALI KİTABIM ÇIKTIIII

Filed under: bunaklık, ferahlıkk, kitap, sarı sayfalar, SIKINTI, takıntı — siyahkelebek @ 4:45 pm

Uzun zaman dır hayalini kurduğum kitabım çıktı 🙂 Ben kendim çıkardım bu kitabı matbaası bana ait.. Hep sarı sayfaları olan bir kitap çıkarmayı hayal etmiştim..Sarı sayfaları olan blog ları hep kıskandım valla..Çok renkli bloglar gözlerimi yoruyo heleki kendi blogum da çok renk bayağı yordu beni, ve yandaki stünu sürekli aşağıya kayıyodu, yorumların yazı tipi çok küçüktü, benim de gözler bozuk..Yaşlılık işte 🙂
Görme zorluğu yaşadım..

Ama bloğer uyumlu temalar cennetine düşünce,bir çok seçenek buldum ama en çok bunu sevdim..Sade geçmişi anımsatan,Sarı sayfaları olan bu tema tam benlik dedim..Yazı boyutlarında biraz değişiklik yapıcam at gibi çıkıyo harfler..

En başa koyduğum resimde şimdilik idaretten bir resimdir değiştiricem..Şİmdi sakın bu deli hatun da ikide bir tema değiştiriyo diye eleştirmeyin..Kova burcuyum napıyım..Çok çabuk sıkılıyorum..Değişikliği seviyorum..Ev deki eşyaların da yerlerini devamlı değiştiririm..eşim bıktı benden..Bakalım o beni ne zaman değiştirecek..:) Allah dan eşimden sıkılmıyorum..

Onu da değiştirmeye kalkarsam çok zamanımı alır onun gibi bir eş bulamam ..Duymasın şımarır..Tek sıkıldığım şey bu olsun amaaannn Tebdil’i mekan da ferahlık varmışş..
Sefamız olsun ayolllll..Sarı sayfalı kitabım hayırlı olsun daha güzel paylaşımlar yaparız inşallah bu kitabımız da..
HEPİNİZE KOCAMAN SEVGİLERR…ay ne kadar da mutluyum :))

TAKAR TAKIŞTIRIR,İKİ GÖBEK ATAR YOLUMA DEVAM EDERİM SAYGILARRRR..

Filed under: kadınlar, polemik, sataşma, sür sürüştür, tak takıştır, yola devam erkekler — siyahkelebek @ 7:50 am

Ben ortaya goddum..Beğenen alır yer beğenmeyen çeker gider..Bir arkadaşım yazdığım yazıma çok alınmış,Önce isim ver isim ver diye feveran etti..

Yazım da yatak yorgan mevzularına girmişim,Bu duruma çok bozulmuş,beni çok ayıpladı bu yazdığım yazımı bana hiç yakıştıramamış..yatakta sevişme sahnesi anlatmadım..yataktaki pozisyonlar dan bahsetmedim.. Bahsetseydim nasılda keyifle okunurdu alkış bile alırdım erkeklerden..

Erkekler bizim hakkımızda atıp tutacak olur olmaz tespitler de bulunacak onlara bu çok yakışacak ama biz yazınca bize yakışmayacak…Günde on larca yazı okuyoruz,ve kalkıpta bunu kime yazdın isim ver diye kimseyi sorgulamıyoruz..sorgulamaya da hakkımız yok..

Her kez kendi yazdığı yazıları önce gözden geçirsin..Sonra benim yazdığım yazıya çok ayıp olmuş desin..
Bir erkek kendisini savunup eleştirisel bir yorum yazabilir..Hatta teşekkür ederim..Ama çok ayıp etmişsin yakışmamış diyemez..Ben bu yazımda oramı buramı açmadımki ayıp olsun..

Kadınlar yatakta iyi olursa,çocuklarına iyi bir anne olursa ve kadın susarsa erkek tarafından her zaman sevilir o nun haricin de kadın’ ın, erkek gözünde eğlence malzemesi, hizmetçi,ve sex objesi olarak görüldüğü açık ve gerçektir..İşte bir örneğini de ben bu yazımda gördüm ve ıspatlandı..

Eğer ben susup kendimi kadınları savunmasaydım,Bu arkadaş beni izlediği kişiler arasından kaldırmayacaktı..Zaten onun sayfasın da kenar süsü olarak yer aldığım dan çokta umurum da olmadı..Yazdığım hiç bir yazıma yorum yazmazken bir kaç yazıma da sataşma girişimindeki yorumlarıyla imzasını atmıştır..

Ben yazım da ,küfür kullanmadım hakaret etmedim isim vernedim,polemik oluşmasın diye..Ama kadınları bir mal olarak gören her sinir olduğu kadına mal hitabında bulunmak esas o na hiç yakışmadı çok ayıp etti..

Allah o nun da çarşısına pazar versin..ne diyelim..Takarım takıştırırm iki de göbek attımmı yoluma daha güçlü, daha kuvvetli, daha mutlu devam ederim..Bu laf kalabalığın dan dolayı da sizleri sıktığım için özür dilerim saygılar sunarım değerli okuyucu..

Temmuz 22, 2009

HAKARET ETMİYORUM,ALLAH ‘A HAVALE EDİYORUMM

Filed under: Uncategorized — siyahkelebek @ 5:58 pm

Bazı kişiler gerçekten yanlış yoldalar..Ayakta kalabilmek için kadınları kullanmak.. kadınları eğlence malzemesi yapmalarına suskun kalamıcam..Kendileri hakkında on larca meziyet sayıpta,bir kadın’ın sadece doğurduğunu söylemeleri içimi acıttı doğrusu..Ama bu konuyla ilgili yorum yazmak yerine bloğuma taşımak istedim..Çünkü yazdığımız yorumları bile eğlence malzemesi yapıyorlar..

Öncelikle kadın olmak sadece doğum yapmaktan ibaret değildir,bunu herkezin bilmesi lazım.. Biliyorlar aslında, bu yazıları yazanların da bir annesi var onları da bir doğuran var..

Bİr erkeğin bünyesinden düşen spermi kendi bünyemize alıp,Bu minicik sıvıyı rahmimiz de büyütüp sizin gibileri Baba olma şerefine nail ediyor bu kadınlar..Sizin hiç bir işe yaramayan sperminiz den bir can büyütüyoruz,Önce Allah’ın sayesinde..9 ay 10 gibi koca bir zamanı hamile olarak geçiriyoruz..Karnımız büyüyor bünyemiz değişiyor..Sİnirlerimiz bozuluyor, ve bir sürü değişim yaşıyoruz..

Büyük sancılar çekip,neşter altına yatıyoruz..Sizden olma bir varlığı dünyaya getiriyoruz..Mememizden gelen sütle besliyoruz..Çektiğimiz onca eziyetin hediyesi olarak anne oluyoruz..Ama erkekler tarafından biz kadınlar eğlence malzemesi ve sex objesi olarak görülüyoruz..sonra da biz yazdıklarımızla eğleniyoruz..Gülüyoruz amaaannn takmayın kafanıza diyorsunuz..Yazdıklarınızı ciddiye almıyorsanız neden yazıyorsunuz? Cennet annelerin ayağı altındadır..Kadınlar ne olursa olsun özel ve kutsal varlıklardır bunu ben değil kutsal olan her kitap yazıyor..

Ben kayıtsız kalamam diğerleri gibi..Gülemem ciddiyetsiz davranamam..Kadınların edindiği kutsal mesleklere dil uzatıp,Sonrada en iyi yaptığımız şeyin doğurmak olduğunu söyleyemessiniz..Söylersiniz ,söylüyorsunuz,söylemeye de devam edeceksiniz..Amma tepkilere karşılık yine aşşağılayıcı tepkiler sizden geliyor..

Erkeklerin en iyi yaptığı şey nedir? Durun ben söyleyim..Açık, yada kapalı farketmez..En iyi yaptığınız şey kadınları hiç bir zaman sevmemenizdir… kadını sadece yatakta seversiniz..Çocuklarınızın annesi olduğu için,yatakta iyi olduğu için,sustuğu için..Kadınları meziyetsiz,işe yaramaz,varlıklar olarak gördüğünüz için kınıyorum sizi..Eğlence malzemesi yaptığınız her kadın,Bir ana dır,bir kardeştir.Bİr doktor,bir öğretmendir..Siz masanıza meze yapıyosunuz..çokkkk ayıpppp..

Bu yazdıklarımın prim almak,ilgi çekmek,tepki almak gibi hiç bir amacı yoktur..Kadınım,Anneyim,Allah’ın bize vermiş olduğu bu cinsiyeti kimsenin ağzına eğlence malzemesi yapmam, yapamam,buna da tepkisiz kalamam.Allah çarşınıza pazar versin ne diyim..Hakaret etmiyorum ama ALLAH’A HAVALE EDİYORUMMM..

Temmuz 21, 2009

AKIL HASTANESİNDE 8 GÜN

Filed under: Bakırköy, DELİ, hastalık, ruh hastalıkları — siyahkelebek @ 1:47 pm

Akıl hastanesine yolunuz düştümü hiç? Bakırköy Ruh ve Sinir hastanesi nde buludunuzmu hiç?
Oradaki atmosferi yaşadınızmı? Ben yaşadım..Yıllar önce annemi o hastaneye yatırmak zorunda kaldık..
Yılların acı birikimleriyle dolu bir yaşam sonun da annem sinir hastası olmuştu..Artık başa çıkılmaz bir haldeydi…
Bir gece acil bir şekilde Bakırköy Ruh hastalıkları hastanesine götürdük hemde yaka paça..Zar zor arabaya soktuk annemi..Annem kendinde değildi,Hastahane ‘nin acil servisine gittik hemen, nöbetçi Dr gördü..Uzun uzun konuşmaya çalıştı annemle yanında bende vardım..Hem ağlıyor,hemde Annem de olan bu büyük ruhsal çöküntü’nün yarattığı olayları anlatmaya çalışıyordum..Dr bana sürekli ” ağlama dese de ben kendimi tutamıyordumm..
Muayane bitmişti..Babamı çağırdı Dr ve Annemin bir süre akıl hastenesinde yatması gerektiğini,tedavi görmek zorunda olduğunu söyledi..Ben istemedim ne gerekiyorsa evde yapabileceğimi ona gözüm gibi bakabileceğimi söyledim..Ama Dr’ ısrarlıydı,”Yarın sabah yeniden buraya geleceksiniz emin olun” dedi
İnanmamıştım Doktorun dediklerine,ve anneme yatıştırıcı bir iğne yaptılar ve ertesi sabaha kadar hiç uyanmadı..Günlerce uyumamıştı uyuyamıyordu çünki..Bu iğne onu uyutmuştu..Sabah uykumdan uyanıp işe gitmek için hazırlandığımda annem uyanmış yatağında uzanıyordu sakince ”iyi yim merak etme işine git aklın bende kalmasın”dedi..işe gittim ama işten döndüğümde evde kimse yoktu..hemen Babamı aradım..Babam hastane olduklarını söyledi,bir kaç parça eşya lazım olduğunu hemen getirmem gerektiğini söyledi..
Hemen bir taksiye binip gittim..Annemin sinir krizi tutmuştu ve en yakın hastaneye götürmüştü babam..
Ama o hastane nin Doktoru bişey yapamayacağını söyledi ve Bakırköy Ruh ve sinir Hastalıkları Hastanesine götürmemiz gerekiyormuş..Yeniden gittik Dün akşam Dr ‘un söylediği gibi..Annem 8 gün o hastane de yattı..ama gördüm’ki daha da beterleri varmış..Yerdeki otları çimenleri yiyen hastalar gördüm..Verdiğimiz parayı yiyen hastlar gördümm..Sürekli hiç durmadan çığlık atan hastalar gördüm..Soğuğa aldanmadan saatelerce taşta yatanı gördüm..Omzunda bir testi varmış gibi pet şişeyle gezen insanları gördüm..
Peşimizden ”Abla bir siğara abla bir siğara” diye dolaşanları gördüm..Onlarla yan yana yürüyüp kantine girer ne istiyorlarsa almaya çalışırdım..Uzun maltepe sigarası almıştım birisine oda bana ” abla kısa maltepe al uzun sevmiyom” demişti..O 8 gün bana 8 yıl gibi gelmişti annemi her gün ziyaret ederdim..Refakatçı kabul etmiyorlardı..Yanında kalamıyorduk..Annemsiz gecelerde O’nun tülbentine sarılıp uyurdum..
Allah kimseyi düşürmesin oralara Ama her gidişimde annemin daha iyi olduğunu görmek moral veriyordu..8 günün sonunda Annenim daha iyi olduğunu ve evde tedavisine devam edebileceğimizi söyledi Dr..
Şimdi çok iyi deli Fatma 🙂 çok çalışıyo ayakta kalmayı başardı,hastalığın dan kurtuldu..Hayat mücadelesine ruh sağlığı iyi ama kalp hastası olarak devam ediyor..Başımıza ne zaman , ne geleceği belli değil..Halimize şükür edelim..Böbürlenmeyelim,Kendimizi büyük görmeyelim..Ne oldum demeyelim,daha ne olacağız diye oturup bir düşünelim..
Allah Tüm hastalara şifalar versin..Kimseyi düşürmesin.. Ama hastahane ve Dr larmızıda başımızdan eksik etmesin..
Sevgilerimle,

Older Posts »

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.